Milattan öncesi uygarlığa dayanan ve bir tarih hazinesine sahip olan Bergama’da tahmini 200 yıllık iki rum taş evi Oflaz ailesi tarafından orijinallerine sadık kalınarak 3 meşakkatli yılda restore edilmiş ve 2011 Haziran ayında hizmete sokulmuştur. Hotel isminin seçiminde bahçedeki nar ağacının mitolojide Zeus’un karısı ayrıca kadınlık ve evlilik tanrıçası olan Hera’yı sembolize eden bir figür olmasının etkisi fazladır.

 

10 odalı 2 taş ev, çok rahat bir lobi, bahçe ve terastan oluşan butik hotelde ayrıca adını şarap tanrısı Dionysus’dan alan bir şarap evi konukların çok beğendiği serin bir mekan olarak dikkat çekmektedir. Her oda mitolojideki birer tanrı ve tanrıça ismini taşımakta ve parşömen (oğlak derisi) kağıdına yapılmış resimleri oda duvarlarını süslemektedir.

 

Odalar ve banyolarda her türlü konfor mevcut olup tarihi yapıya uygun şekilde ahşap ağırlıklı olarak dekore edilmiştir.

 

Teras bir yandan Akropoldeki yedi mabedden biri olan Demeter tapınağına, diğer yandan Kızıl Avlu (Bazilika) ve Bergama şehrine bakmaktadır. Bu panaroma içerisinde  nefis ve yerel lezzetlerinde sunulduğu bir kahvaltı konukları beklemektedir. Hera Hotel misafirleri için terasta bir kadeh şarap yada bir fincan kahve eşliğinde Akropol ve Bazilika üzerinde batan güneşi seyretmek yada gün boyu çekilen fotoğrafları tüm hotelde mevcut kablosuz internet bağlantısı sayesinde dostlarıyla paylaşmak günün keyifli bir bölümüdür.